29 Aralık 2014 Pazartesi

Flow, My Tears, The Policeman said

Baslikta gecen kitabi okumayi yeni bitirdim, sanirim bu yil bitirdigim son kitap olarak listelere girebilir kendisi.
Philip K. Dick ne güzel de anlatmis zamaninda senin, benim, hepimizin, siradan modern insanin kabuslarini, distopyalarini, bundan yaklasik 40 yil önce hem de.
Noel tatili, yani benim resmi olarak tatilim yok ama cogu insan sehir disinda falan oldugundan ise gitmesem de olur, ama bitirmem gereken isler de var gitmek de lazim o yüzden. Bir yandan da hava inanilmaz soguk, kar yagiyor falan filan iste.
Yazip yazip siliyorum, ben bi disari cikayim bari.

25 Ekim 2014 Cumartesi

Enjoy the silence bence

Radyoda enjoy the silence calarak beni yillar yillar oncesine goturuyor yine, artik aklima daha ziyade odanin kosesinde duran bilgisayarimin basinda gecirdigim sayisiz saatler, programlama odevleri dolu aksamlar geliyor. Etrafimdaki hirs küpü insanlarin bilgisayar konusunda bi bok bilmeyip ahkam kesmeye calismasi bana eskiyi daha da cok özletiyor sanirim. Neyse, bu da gecer elbet.

Epey once yazacaktim buraya, bir ay kadar önce. Diyecektim ki, hayatta ani biriktirmek önemli sey. Ani biriktirmeyi unutmamali insan. Eylülde iki hafta kadar Türkiye'ye gittim, aile ziyareti falan, denize günese kuma doydum azicik, sonra Istanbul'a gittim, H ve U ile kaldim 3 gün, H ile epeydir basbasa vakit gecirmemistik, cok iyi geldi. Onu anlatacaktim sana blog, sonra yillardir görüsmedigim cok eski bir arkadasimla bulustum, insanlarin young adult hayatina adapta olmaya claistigini görmek- acikcasi biraz rahatlaticiydi. Hem yalniz olmadigini bilemk hem de baska türlüsünün mümkün oldugunu görmek cok güzel bir his. Burada alman köylüsü is arkadaslarimdan biri- kendisini pek sevmem de- ay iste yasitlarimizin cocuklari var, ev yapiyorlar insan özeniyor gibi bir seyler dedi gecenlerde. Ev YAPIYORLAR ne laan, aliyorlar da degil, yapiyorlar, o kadar alman köylüsüyüz ki. Off...Sabaha kadar miyavlayan kedilerim bana, üstünü sagini solunu kapatarak kediler icin güvenli yapabilecegim bir müstakil bir bahcesi olan bir evde oturma istegi uyandiriyor, evin benim olmasi büyüklügü falan mühim degil, sadece istedikleri zaman disari cikabilsinler ve ben de güvende olduklarini bileyim yeter :)

Yarin yillardir hayalini kurdugumuz Neuschwanstein kalesini görmeyi yapilacaklar listemizden cikarmaya gidiyoruz, yeyy!

Burada sevdigimiz ve arkadas olarak gördügümüz insanlardan biri baska bir sehre tasiniyor, her akademisyenin kaderi sürekli yer degistirmek ve arkadaslarinin sürekli yer degistirmesi degil midir? Modern zaman göcebeliginin farkli bir versiyonu. Iki gün önce veda partisi tadinda bir sey yapti evinde, tanidigimiz hemen herkesi tanidigi halde (bizim labdaki nisanlar vb) bir tek bizi cagirmisti, diger cagirdigi insanlar da bizim gibi insanlardi, güzel bir ortam vardi. Labdaki insanlara söylemedim cünkü böyle durumlarda neden kendilerinin cagrilmadigni ve benim neden bu insanlarla hala görüstügümü anlamak istemiyorlar genelde, insanlar epey garip. Ha bir de bizim labdan da birinin veda yemegi gibi bir sey vardi, bir yilligina baska yere gidiyor, tabii baskalarini kendilerine tercih ettigim gercegine genelde epey bozuluyorlar- özellikle patronum. Süper pro bir iliskimiz var lab icinde, evet :D

Queens of the stone age I sat by the ocean diyor simdi eksende, ben de istiyorum ben de ben de diye bagirmak istiyorum!

H ile U, her sey yolunda giderse iki ay icinde Amsterdam'a tasiniyorlar, bu son zamanlarin en heyecan verici haberi!!! Herkes yakinimiza geliyor, ne güzel lan :Dy akin=vizesiz ve trenle gidilebilen yerler benim icin sanirim.

Epeydir pek film izlemiyorum sanirim, bu aralar pek kitap da okuyamadim ama Türkiyedeyken Buket Uzuner'den Su romanini okumustum ve bence cok güzeldi. kediler kadiköyler, samanlar falan güzel olur tabii benim icin :D

Yogaya basladim ve epey saridm, haftada 2-3 kere yogaya gidiyorum, hatta ingilizce ders yetmedi kadinin verdigi almanca derslere de gidiyorum, saniyorum almancam da gelisiyor biraz böylece. Aylik abonman aldim, böylece istedigim kadar derse gidebiliyorum. Vücudumda bilmedigim kaslar calisiyor ve esniyor, üstelik sirtim cok daha az kütürdüyor artik, yemin ederim genclestim resmen.
Bir de her modern insanda oldugu gibi saniyorum meditasyon bende de bir ihtiyacmis.

Ohoo eksen, simdi de Coldplayden Clocks caliyor, yine eskilere goturmeli.

 Ilk makalemin ilk taslagi bitti nihayet, bakalim daha üstünde ne kadar degisiklik yapacagiz. Simdi ikincisi üzerinde calisiyorum, datalarim hazir. Aslinda bir an önce bunun taslagini da yazmam gerekiyor, ve ücüncüsü icin de deneylerin yarisini yapmistik, o datalari analiz edip deneyleri tamamlamam gerekiyor. Ha bir de arada baskalariyla birlikte yazilacak en az iki hikaye daha var su an üzerinde calistigim ikinci grup datadan, yani in progress o kadar cok is var ve sürekli gerideymisim gibi hissediyorum ki, stres olmamak zor. Bir de patronum sürekli laf sokuyortrip atiyor falan bu konuda, sorma tadindan yenmiyor be blog. Ofisimiz cok kalabalik ve gürültülü, ergenimsi bir erkek grubumuz var sürekli muhabbet edip kikirdesen, sorma. Neyse pomodoro teknigi epey ise yariyor benim konsantrasyonum icin,  Bir yandan da ney falan dinliyorum, sözsüz müzikler buluyorum falan, napalim. Yazarken ve okurken cok zor oluyor yani, analiz yaparken belki o kadar degil ama.

Arada oktoberfeste gittik, inanilmaz kalabalikti tabii ki ama güzeldi, gerci bildigin panayir yani aslina bakarsan, ya da böyle seyler icin fazla uzun süredir almanyada yasadik sanirim.

Bu da bölüm sonu sarkin olsun canim, eksene sevgilerle:
https://www.youtube.com/watch?v=3Ip1irYWXck

22 Ağustos 2014 Cuma

Don't Panic

gunaydinlar sevgili kendi kafasina gore takilan astronotlar ve uzay mekikcikleri

bu kadar nese dolu bir baslangica daha az nese dolu bir gunun sarkisi vererek devam edelim
https://www.youtube.com/watch?v=8uxt-FnNy2I
Ne de guzel soyluyor Coldplay, hepimize nostaljiler yaptiriyor, geri gelmeyecek gunleri hatirlatiyor, album ikibin yilinda cikmis olmasina ragmen bana ikibin bes civari yillari hatirlatiyor, muhtemelen hayatimda en cok o zamanlar coldplay dinlemis olabilirim, ondandir, istiklal caddesinde ve civar sokakalarda simdi varolmayan mukemmel cafelerde takilmayi hatirlatiyor, simdi kimbilir dunyanin kac bir yerinde olan insanlarla kitap tartismayi falan hahitrlatiyor coldplay.

aman neyse, nostalji yapmaya gelmemistim aslinda ama oyle oluverdi. Zaten pazar gunu otuz olacak olmanin verdigi bir mini stres var uzerimde- evet ota boka stres yapmak icin sebep bulan bir stres bagimlisiyim sanirim. Merhabalar ben isirganotu, ben bir streskoligim. adsiz streskolikler toplantisi yapalim online, herkese iyi gelir sanirim.

Aslina bakarsaniz kendimi ikna etmeye calistigim dusunce tarzi soyle, yasasin, otuza kadar yasamayi basardim!!! I made it!!! Ne kadar sakar ve kotu bagisiklik sistemi falan sahibi oldugumu bilen hemen herkesin yuzunde bir gulumseme olacaktir sanirim bu ifadelerle :D Inanmamistiniz degil mi yapabilecegime?

Dun hayatimda bir yenilik yapmaya karar verdim ve yogaya basladim. Bunda tabii burada ingilizce yoga kursu bulmus olabilmemin de katkisi buyuk. sirtimdaki her bir kas ayri ayri agrisa da guzeldi, devam etmeye karar verdim.

siradaki sarkimiz Garden State soundtrackinden gelsin (tabii ki bu sarkiyi filmle birlikte kesfetmis degilim, ama bu vesileyle filmi de analim):
https://www.youtube.com/watch?v=QD7qIthSdkA

Hadi icinden muzik gecen filmler izleyelim, cok rahat koltuklarimiz ve kitap kapli duvarlarimiz olsun, sarap sevmesek de sangriamiz olsun bir kenarda, mumkunse bol bol dostlar olsun etrafta, filmlerden kitaplardan muziklerden edebiyattan bahsedelim, oruc aruoba okuyalim mesela,  halil cibran okuyalm ne bileyim, dostoyevski okuyalim, almanca brecht okumaya calisalim falan. kicimizi kaldirip ukulele calmayi ogrenelim, bir kenarda sus dursun diye almadik degil mi?

Bleda'nin is bulmasi gibi sahane bir haber var arada, onu da atlamayayim. 9-6 tadinda bir is hayatina girdigi icin biraz mutsuz ama hayat boyle, yapacak bir sey yok.

bir de kedileri tasmayla gezmeye alistirdigimiz icin hem gururlu hem uzgunum. Umarim bir gun sonsuz bahcesi olan sehir merkezinde olmayan ciftlik tadinda bir yere tasinacagiz dunyanin herhangi bir yerinde ve gercek ozgurlugun tadini cikaracaklar.

son olarak bu aralar iki kitap birden okuyorum yine, William S. Burroughs"un Junky'si ve Albert Camus'dan Düşüş.  Guzel Kindle, cici Kindle diyorum ama arada kitap kokusunu, raflar dolusu kitaplarimi, onlari suursuzca karistimayi ozluyorum evet.

Isler gucler beni bekler, buraya gelmeyen yaz yuzunden eylulde turkiyeye gidip deniz kum gunes mi gorsem diye dusunuyorum ama hala emin olamiyorum. Bakalim.

9 Nisan 2014 Çarşamba

2 Nisan 2014 Çarşamba

15 Ocak 2014 Çarşamba

what's happiness demisken sarkili post

https://soundcloud.com/ellekingmusic/playing-for-keeps

ya da bkz mad men teaserlari...
bir de ben ay sonunda turkiyeye gidiyorum, tam 1 yil sonra. bakalim neler degismis olacak, bakalim 1 hafta orada kalmak hayatimda ne bok degistirecek, falan.

what's happiness?

Mutluluk, elindeki ekitap koleksiyonunu arkadaslariyla paylasmaya karar veren canin arkadasin H.nin gonderdigi ekitaplar icinde, yillardir okumak istedigin ama yazarinin cani istemediginden yillardir baskisi yapilmayan ve ikinci eli yok satan o kitabin cikmasidir (isimler, kitap isimleri falan basbelasindan sakinmak icin yazilmamaktadir. zaten tahmin etmis olanlara ekstra ipucu: kitap/yazar yerli).
mutluluk turkce ne bulsak da okusak diye dusunurken elinde bitiveren birbirinden ilgi cekici zibilyon tane ekitaptir.
bazen mutlu etmesi kolay bir insan olabiliyorum ben de, evet.
vielen dank, thanks, tesekkurler, tak H.